Kabirlerdekiler Neden Duymaz?


Türbelerde veya kabirlerde yatanlardan neden yüzü suyu hürmetine diyerek Allah’a dua edilmez cevabı için Kur'an'daki "min dunillah" kavramına bakmak gerekiyor. Abdülaziz Bayındır'ın Akit gazetesinde Ali Eren'in köşe yazısı cevaben yazdığı makaleyi okumanı tavsiye ederim. Öncesinde Ali Eren'in peşine Abdülaziz hocanın cevabı var. Burada Arapça Kur'an'ın başka dile tercüme edildiğinde tam tercüme edilemeyen kısımları görülüyor. Bunları anlatanları Vahabilikle suçluyorlar halbuki senin de göreceğin üzere Abdülaziz hoca kendi fikrini değil Arapça inen Kur'an ayetlerini tercüme ediyor.

Süleymaniye_Vakfı_Ali_Eren’e_Cevap

Ölmüş birinden yardım istenemeyeceğinin en büyük delili Ahkaf suresinin ayetleri.

Ahkaf
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

4. De ki “Allah ile aranıza koyarak çağrıda bulunduklarınızın ne olduklarına baksanıza! Gösterin bana, yer­yüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa göklerde bir payları mı var? Söyledikleriniz içinize yatıyorsa bu konuda bana, daha önce gelmiş bir kitap veya bir bilgi kırıntısı getirin.”

5. Allah ile arasına koyarak, (mezardan) kalkış gününe kadar cevap veremeyecek kimselere çağrıda bulunandan daha sapık kimdir? Bunlar, onların çağrısının farkında olmazlar.

6. İnsanların bir araya getirildikleri gün bunlar onlara düşman olacaklar ve yaptıkları kulluğu kabul etmeyeceklerdir.

Üstteki 5. ayeti doğru tercüme etmiyorlar. Daha çok şöyle çeviriyorlar “Allah’ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar bunların tapmalarından habersizdirler.” Burada “şeyler” diye tercüme edilen “men” kelimesidir. Bu kelime Arapça’da akıllı varlıklar için kullanılır. Doğru manası “kimse” veya “kimseler” olmalıdır. “Bunlar” diye tercüme edilen de hum kelimesidir. O da akıllı varlıkları göstermek için kullanılır. “Habersizdirler” diye tercüme edilen de “gâfilun” kelimesidir. Cem’i müzekker salimdir ve akıllı varlıklar için kullanılır. Ayeti yanlış tercüme edince bu manalar kayboluyor. Ayetin doğru tercümesi üstteki gibidir. Mekke müşrikleri ölmüş insanların ruhlarını Allah ile aracı yaptığı için bu ayetler indi. Aynı şey bugün hala yapılmaya devam ediliyor. Sebebi yüzlerce yıl önce yazılmış kitaplardaki yanlışların bir efendiden diğerine aktarılarak nesilden nesile taşınmasından.

Yukarıda ki tahlil kabirde yatan birinden neden yardım istenemeyeceğini açıklıyor. Ahmet hocanın bir sohbetinden bir bölüm kesip kısalttım. Birinin ruhuna bağışlanmak üzere bir yardım yapar ve ona hediye edersen o kişinin devreye girip Allah’a gidip “kulun beni aracı yaptı” deyip duanın kabul olmasını sağladığını iddia ediyor. Ahkaf suresinin beşinci ayetinin ne dediği ortada ama buna rağmen tarikatlar cemaatler Kur'an' dışı uygulamaları devam ettirmekte. Bu arada ben bunları paylaşıyorum diye kimse bana veya Ahmet hocaya hakaret, küfür etmesin. Burada eleştirilen Ahmet hocanın kendisi değil sahip olduğu bilgidir ve bu şirktir.

Cübbeli Ahmet - Ölmüş Birinden Yardım İsteme Şirki


Bir mürşide bağlanman lazım sözü nelere mâl oluyor görüyorsun değil mi? Ahmet hocanın ölü birinden yardım istenebileceği sohbetine göre ölüm ötesi alem devlet dairesi gibi. Kim kimi aracı yaparsa, aracı yapılan kapıyor dosyayı soluğu Allah’ın huzurunda alıyor ve o kişi için Allah’tan isteklerde bulunuyor, Allah’da "madem seni aracı yaptı, iyi öyleyse verdim istediğini" diyor. Halbuki Allah alttaki ayetlerde ölülerin duyamayacağını söylüyor. Ya Allah'ın ayetlerine inanacağız ya da Cübbeli Ahmet hocaya. Arası yok.

Fatır
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

13. O, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve ayı hizmete koymuştur. Bunların her biri (kendi yörüngesinde) belli bir süre için akar gider. İşte bunları yapan Allah’tır, sizin Rabbiniz /sahibinizdir. Bütün hakimiyet ondadır. Onunla aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız, bir çekirdeğin zarına bile hükmedemezler.

14. Onları yardıma çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler bile olumlu cevap veremezler. Kıyamet /mezardan kalkış gününde de sizin onları Allah’a ortak koştuğunuzu kabul etmezler. Kimse sana bunları, her şeyin iç yüzünü bilen Allah gibi haber veremez.

Araf
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

194. (Ey müşrikler!) Allah ile araya koyup yardıma çağırdıklarınız sizin gibi kullardır. İddianızda haklıysanız hadi onları çağırın da size cevap versinler.

195. Onların ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler! De ki: “(Allah’a) ortak saydıklarınızı çağırın, sonra bana oyun kurun, hiç göz açtırmayın.

Ölülere seslenenler, Allah ile aralarına koyanlar bu ayetleri çok dikkatli okumalı. Seslendiğin ölünün gözü, kulağı, eli, ayağı kalmadı. Duyamaz ve yardıma gelemez. Konuyla ilgili bir kaç ayete daha bakalım. Dikkat edersen Allah ile araya konan cansız putlardan bahsedilmiyor, insanlardan bahsediliyor.

Bakara
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

165. Kimi insanlar, Allah ile aralarına, ona benzer nitelikler yükledikleri kimseleri[1*] koyar, onları Allah’ı sever gibi severler[2*]. İnanıp güvenenler ise Allah’a çok güçlü bir sevgiyle bağlıdırlar. Bu yanlışı yapanlar, bütün gücün Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın cezasının (işledikleri suçla) bağlantılı olduğunu, o azabı gördüklerinde anlayacaklarına, keşke şimdi anlasalar!

[1*] Ayetteki endâd (أنداد) kelimesinin tekili nidd’dir (نِدٌّ). Nidd, “bir şeyin benzeri ve işlerinde ona muhalefeti olan varlık” anlamındadır (el-Ayn). Müşrikler, Allah ile ortak özelliklere sahip olduğuna inandıkları varlıkları araya koyarak isteklerini, onların aracılığı ile Allah’a kabul ettireceklerine inanırlar. Bakara 2/165, İbrahim 14/30, Sebe 34/33, Zümer 39/8, Fussilet 41/9.

[2*] Müşrik, Allah’ı sevdiğini söyler ama kendini Allah’a yakın görmediği için ona yaklaştıracağına inandığı aracılara kul-köle olur (Zümer 39/3).

Bu açıklamalardaki müşrik kelimesi yalnızca Mekke müşriklerini anlatmıyor. Tarih boyunca müşrikler olmuştur. Müşrik şirk koşan, şirk Allah’a yaklaşmak için ortaklık oluşturmak demek. Taştan tahtadan putlar insanları nasıl Allah’a yaklaştırır? Buradan da anlıyoruz ki Allah ile aracı yapılanlar, Allah katında yetki sahibi olduğu sanılan ölü insanlardır. Bu ayetler tüm zamanlardaki müşriklere hitap ediyor.

Zümer
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

3. Bilin ki saf din Allah’ın dinidir[1*]. Allah ile aralarına veliler[2*] koyanlar şöyle derler: “Biz bunlara sırf bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz.” Allah, ihtilafa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah, yalancı ve nankör birini yola getirmez.

[1*] Nahl 16/52, Rum 30/30. Allah dinini tamamlamıştır (Maide 5/3); ona bir ekleme veya çıkarma yapılamaz. İçine Allah’tan başkasının söz ve hükümleri katılmış din, Allah’ın dini olamaz. Allah Teâlâ, kendisinden başkasına kulluk edilmemesi için, Kur’an ayetlerini birbirini açıklar şekilde indirmiş (En’am 6/114), bu açıklamalara erişilmesi için usul belirlemiş (Al-i İmran 3/7, A’raf 7/52, Zümer 39/23, Fussilet 41/3) ve bunun dışına çıkılmasını kabul etmemiştir (Hûd 11/1-2).

[2*] Aralarına başka bir şey girmeyecek şekilde birbirine yakın olan iki kişi veya şeyden her birine veli denir. Buradan hareketle akrabalık, dostluk, yardım ve inanç bakımından doğan yakınlık da mecazen bu kelimeyle ifade edilir (Müfredât). Allah ile arasına başka birini koymayan herkes Allah’ın velisi, Allah da onun velisidir (Bakara 2/257, Muhammed 47/11). Ayetler gayet açık olduğu halde tasavvufta bir velayet makamı oluşturulur, o makama veli veya evliya diye nitelenen kişiler yerleştirilerek onlar birer vesile/aracı konumuna getirilir. Böylece Allah ikinci sıraya konur ve tevbe edilmediği takdirde asla affedilmeyecek şirk günahına girilmiş olur (Bakara 2/257, Nisa 4/48, 116, A’raf 7/3, 30, Secde 32/4, Ahkaf 46/4-6).

Şirki anlatan bu kadar ayetten sonra hala kabirdekilerin bizi duyduğunu sanmak, sorulan sorulara cevap verdiklerine inanmak İslam'ın dışında ayrı bir inançtır. Allah Fatır suresinin 13. ayetinin sonunda ve 14. ayetinin başında Onunla aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız, bir çekirdeğin zarına bile hükmedemezler. Onları yardıma çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler bile olumlu cevap veremezler derken birileri hala kabirlerdekilere soru sorup cevap aldığına inanıyorsa, bu İslam'ın dışında hayal dünyası oluşturmak demektir. Örneği alttaki videodadır.

Mahmut Efendi Eyüp Sultan Görüşmesi!!!


Eyüp Sultan Oruç Baba vb Aracı Yapmak Şirktir

Ahmet hocanın anlattıkları neden şirktir daha detaylı açıklama istersen cevabı alttaki videoda.

Maide suresinde ahirette bütün peygamberlerin özelde de Hz İsa’nın Allah’a davetine karşı insanların tutumları hakkında ne cevap Vereceği ile ilgili ayetler var.

Maide
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

109. Allah'ın, Rasûlleri/Elçileri toplayıp; “Siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?” diyeceği, onların da; “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri/gizlilikleri, hakkıyla bilen ancak Sensin” diyecekleri günü hatırlayın.

Peygamberler gaybe vakıf değilken, “Sen’in bilgin dışında bizim bilgimiz yok” diyecekken, Seyyide Nefise veya diğer kim varsa aracı yapılan, nasıl kendisinin aracı yapıldığından haberdar olabilir?